Rüzgarın Şarkısını Arayan Çocuk

Asya ve kardeşi Deniz, rüzgarın kaybolduğunu fark eder ve dedeleri rüzgarın kalbinin kırıldığını, onu Bulutların Kütüphanesi'ndeki kayıp şarkılarla iyileştirebileceklerini söyler. Asya, sihirli martı Lira ile Bulutların Kütüphanesi'ne gitmek için yola çıkar ve Sis Perdeleri, Gölge Adaları ve Zaman Fırtınası gibi üç zorlu engeli aşar. Kütüphaneye ulaştığında, rüzgarın kalbini geri getirmek için kendi şarkısını feda etmesi gerektiğini öğrenir ve tereddüt etse de bunu kabul eder. Rüzgar ve deniz yeniden canlanır, ancak Asya dedesinin öğrettiği ninniyi unutur ve bu kaybın üzüntüsünü yaşar. Eve döndüğünde, rüzgarın ona unutulan melodiyi fısıldamasıyla şarkısını geri kazanır ve mutlu bir şekilde uykuya dalar.

Rüzgarın Şarkısını Arayan Çocuk

Kıyıya vuran dalgaların şarkısını dinleyerek uyuyan küçük bir kasabada, denize bakan tepede bir ev vardı. Bu evde, yıldızları saymayı seven Asya ve kardeşi yaşardı. Deniz, her gece pencereden uzanan teleskopla gökyüzünü izler, Asya ise rüzgarın eski şarkılarını mırıldanan dedesinin ını dinlerdi. Ama o yaz, rüzgar sessizleşmişti. Yapraklar bile kıpırdamıyor, deniz durgun bir ayna gibi duruyordu. Dedeleri, “Rüzgarın kalbi kırılmış,” demişti. “Onu ancak Bulutların Kütüphanesindeki kayıp şarkılar iyileştirebilir.”

Bir sabah, Asya sahilde yürürken, kumların arasında mavi bir tüy buldu. Tüy, eline değdiği an ışıldadı ve havada bir iz bırakarak uçmaya başladı. Peşinden koşan Asya, kayalıklardaki gizli bir mağaraya girdi. İçerisi sarkıtlarla doluydu, tam ortasında ise kanatları gümüş rengi bir martı duruyordu: Lira. “Beni buldun!” dedi martı, sesi bir çan sesi kadar berrak. “Rüzgarın sesini arıyorsan, Bulutların Kütüphanesi’ne gitmelisin. Ama yolu tehlikeli: Sis PerdeleriGölge Adaları ve Zaman Fırtınası‘nı aşmalısın.”

Asya, cebine bir avuç deniz kabuğu ve dedesinin verdiği eski bir düdük alarak Lira’nın sırtına atladı. Martı, kanatlarını çırptı ve bulutların arasına yükseldiler.

Birinci Engel: Sis Perdeleri
Gökyüzü beyaz bir örtüyle kaplanmıştı. Etrafta hiçbir şey görünmüyordu. Lira, “Sis, yolumuzu çalmaya çalışır,” dedi. Asya, dedesinin düdüğünü çaldı. Ses, sisin içinde yankılandı ve bir kuş sürüsü belirdi. Kuşlar, gagalarıyla sisi yırtarak bir yol açtı. “Teşekkürler!” diye seslendi Asya. Lira, “Doğru sesi bulursan, evren sana yardım eder,” dedi.

İkinci Engel: Gölge Adaları
Bulutların üzerinde, kara taşlardan oluşan adalar yükseliyordu. Her adadan korkunç fısıltılar geliyordu. Lira, “Gölgeler, korkularımızla beslenir,” diye uyardı. Asya, adalara yaklaştığında, bir çocuk ağlaması duydu. Sese doğru ilerlediğinde, küçük bir kız gördü: Saçları dalgalar gibi kabarıktı ve gözleri kapalıydı. “Korkuyorum…” diye hıçkırdı kız. Asya, cebindeki deniz kabuklarından birini uzattı: “Bunu kulağına dayarsan, denizin şarkısını duyarsın.” Kız kabuğu aldı ve gülümsedi. Aniden, gölge adalar eridi ve yerine rengarenk balonlar yükseldi. Küçük kız, Asya’nın avucuna bir altın yaprak bırakıp kayboldu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Eşek, At ve Papağanın Dostluk Macerası

Üçüncü Engel: Zaman Fırtınası
Gökyüzü mora kesmiş, yıldırımlar çakıyordu. Lira, “Fırtına, geçmiş ve gelecek arasında savurur bizi!” diye bağırdı. Rüzgar, Asya’yı neredeyse martının sırtından atacaktı. O an, altın yaprağı hatırladı. Yaprağı fırlattığında, bir zaman tüneli açıldı ve içinden yaşlı bir kadın belirdi: Bulutların Kütüphanesi’nin Bekçisi. “Neden bu kadar ısrar ediyorsun?” diye sordu. Asya, “Rüzgar şarkısız, deniz hareketsiz… Herkes mutsuz,” dedi. Kadın, “Peki ya sen?” diye gülümsedi. “Senin kalbinin şarkısı ne?” Asya, dedesinin ona öğrettiği bir ninniyi mırıldandı:
“Rüzgar uyur, deniz ağlar,
Yürekler susar, dünya bağlar…”

Kadın, “İşte aradığın şey!” dedi ve Asya’yı dev bir bulut kapısına götürdü.

Bulutların Kütüphanesi
İçerisi, sayfaları uçan kitaplarla doluydu. Her kitap bir şarkıydı. Kadın, “Rüzgarın kalbi burada saklı. Ama onu bulmak için kendi şarkını feda etmelisin,” dedi. Asya tereddüt etti: Şarkısını unutursa, dedesiyle dans edemeyecekti. Ama sonra, altın yaprağı avucunda sıktı. “Kabul ediyorum.” Kadın, bir kitabı Asya’nın kalbine bastırdı. Aniden, tüm kitaplar kanatlanıp gökyüzüne dağıldı! Rüzgar, coşkuyla esmeye başladı, deniz dans ediyordu. Ama Asya’nın gözlerinden yaşlar süzüldü: Dedesinin ninnisini unutmuştu.

Eve döndüğünde, Deniz onu kapıda bekliyordu. “Rüzgar geri geldi!” diye sevinçle bağırdı. Asya, “Evet… ama ben…” diyemeden, Deniz, “Bak!” dedi. Pencereden süzülen rüzgar, Asya’nın saçlarını okşadı ve kulaklarına bir melodi fısıldadı: Unutulmuş şarkılar, gerçek sahibine döner. Dedesinin ninnisi geri gelmişti! O gece, Asya ve Deniz, martı Lira’nıɯ kanat sesleri eşliğinde uykuya daldı.


Son
“Rüzgar asla susmaz,” dedi dedesi ertesi sabah. “Sadece bazen dinlenir.” Asya, cebindeki altın yaprağı okşadı. Lira pencerede öttü: “Bir gün yine ihtiyacın olursa…”

Evet çocuklar, masalımız burada bitiyor. Siz de Uyku Hikayeleri kategorisinde bir masal yazıp bize gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uykuya dalacak. 

Ruzgarin Sarkisini Arayan Cocuk 2

Masal Abisi

Masal Abisi Olarak Değerli Okuyucularımıza Özgün ve Kaliteli Masallar Okuyoruz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu